düşünce

Akla gelenler…

Kategori: Uncategorized

Writing in a Foreign Language Is Not a Bad Thing At All

Let me write some in English language, my imaginery readers. Writing in a foreign language, if apparently there is no practical need in so doing , is seen sometimes as rooted from some kind of ‘inferiorial’ incline. This cannot be totally wrong of course. We are indeed ‘inferior’ in many aspects, though our ‘national pride’ doesn’t allow us to honestly admit it. But regarding the definition of “inferiority complex”, if we are aware of it, then for us it is not a complex, rather an explicit fact. So, no need to worry. We don’t need to see ourselves inferior when some serious problems of our cultural spheres, including our language are admitted. “Pride and Prejudice” can and should not restrict our vision to the ever growing universal knowledge. And if its main channel for decades has been a foreign language, namely English, so be it. It is not the “west man’s language” anymore. It is a common language, regardless of its historical/cultural origin. It is a powerful tool for a lot of things. Let’s use it.

Reklamlar

Gündemin Dışında Bir Yerler…

Devekuşlarının başlarını kuma sokması, “düşmandan saklanmak” şeklinde yorumlanır. Görmek/düşünmek istemediklerimize gözümüzü/düşüncemizi kapatmamız sıklıkla buna benzetilir. Güzel de bir benzetmedir. Tümüyle içinde olduğumuz ve bizi her yanımızdan kuşatmış olan ‘gerçek’lerden yüz çevirip başımızı “gündem” adını verdiğimiz kumun içine sokmayı çok severiz. Bu yalnızca “haberlerin gündemi” değil tabi ki. Etrafımızda en fazla konuşulan ve bizim de kendimizi bıraktığımızda en fazla ilgilendiğimiz her ne varsa, hepsidir bu gündem. Kendimizi bıraktığımızda diyorum. Çünkü “gündem kumu”, devekuşunun kumundan çok daha cazip, çok daha çekici. Ona gömülmek için hiçbir şey yapmamıza gerek yok. Sadece hiçbir şey yapmamamız yetiyor. Hoop hemen o kumun içindeyizdir. Devekuşu nadiren kuma sokar başını. Bizler ise nadiren çıkartırız.

Loneliness

 

Who knows what true loneliness is — not the conventional word, but the naked terror? To the lonely themselves it wears a mask. The most miserable outcast hugs some memory or some illusion. Now and then a fatal conjunction of events may lift the veil for an instant. For an instant only. No human being could bear a steady view of moral solitude without going mad.

 

JOSEPH CONRAD, Under Western Eyes

 

Read more at

http://www.notable-quotes.com/c/conrad_joseph.html#hQjijju5wcXRUtF0.99

Felsefe Nedir?

Sofi’nin Dünyası adlı, felsefe tarihi üzerine bir roman var. Türünün tek örneği olan bu kitap felsefeye giriş yapmak isteyenler için iyi bir başlangıç olabilir. Türkçe bir çevirisini Pan Yayınları uzun süredir yayınlamakta. Bir fikir vermesi için kitabın ilk sayfalarında yer alan bir bölümü buraya olduğu şekliyle aktarıyorum:

Felsefe Nedir?

(Youtube’dan dinle)        (PDF indir)

Sevgili Sofi. İnsanların türlü türlü hobileri vardır. Bazıları eski para veya pul biriktirir, kimisi el sanatlarıyla ilgilenir, kimisi de bir spor dalıyla uğraşır.

Çoğu insan da okumaktan hoşlanır. Ancak okuduğumuz şeyler farklı farklıdır. Kimisi yalnızca gazete ve çizgi roman okur, kimisi roman okumayı sever, bazısı da astronomi, hayvanlar veya teknik buluşlar gibi konularda yazılmış kitapları okumaktan hoşlanır.

Atlarla veya değerli taşlarla ilgilenen biri, başkalarının da bunlarla aynı derecede ilgilenmesini bekleyemez. Televizyonda hiçbir spor karşılaşmasını kaçırmayan biri, bazı insanların spordan sıkıldıklarını kabul etmek zorundadır.

Acaba tüm insanları ilgilendirmesi gereken şeyler var mıdır? Kim olurlarsa ve nerede yaşıyor olurlarsa olsunlar, tüm insanları ilgilendiren bir şey var mıdır? Evet, sevgili Sofi, tüm insanların sorması gereken bazı sorular vardır. Bu kurs da işte bu sorular hakkında.

Yazının devamını oku »

Pis İnançlar

Genelleme yapmak kolay, ayrımlarda bulunmak zordur. Çünkü ilki düşünme gerektirmez. Ağzınıza ya da işinize geldiği gibi konuşursunuz. Ne güzel bir genellemedir: “Her inanca saygılıyız”. Reelde karşılığı olmayan bir söz. Bir tür “Hepinizi çok seviyoruz”. Adam toplamak, taraftar kazanmak, müşteri çekmek vb. amaçlarla söylenen içi boş sözlerden biridir. İşe yarar mı? Kesinlikle yarar. İşe yaramasaydı yalancılık ve sahtekârlık insanlık tarihi boyunca nasıl hep popüler olabilirdi?

Yazının devamını oku »

Darwin Sayesinde…

Debate

Matematikçi ve “Akıllı Tasarım” savunucusu William Dembski diyor ki: “If Darwin didn’t exist, the positivists would have had to invent him.”

“Darwin olmasaydı, pozitivistlerin onu icad etmesi gerekecekti”.

Yani diyor ki, Darwin’in söylediklerine olağanüstü bir gereksinim duyuluyordu. Bir noktaya kadar gelinmiş, kritik bir düğümde kalınmıştı. Ve Darwin geldi, pozitivistler için ‘düğümü çözdü’. (Dembski tabi bunu pozitivistleri eleştirmek için söylüyor.)

Yazının devamını oku »

Peygamber ve Filozof

İlk bakışta aynı başlıkta anılmaları tuhaf gelebilir. Ancak bazen tuhaf hissetmek konunun kendisinden çok kendimizdendir. Buna da ihtimal verip devam edebiliriz.

Önce biraz kelime tahlili:

Peygamber =پيغام + بر

پيغام = Haber

بر = Getiren

پيغامبر = Haber getiren, haberci, elçi.

Farslılar Arapçadaki aynı anlama gelen “Nebi” ve “Resul” kelimeleri yerine kendi dillerindeki bu kelimeyi kullanmışlar. O dönem Farslılarla birlikte yaşayan Türklerde bu kelime yaygınlaşıp kabul görmüş.

Filozof  = Feylesof = فيلسوف = φιλόσοφος = φιλό + σοφος

φιλό = Seven, peşinde olan.

σοφος = Bilgi, bilgelik

Araplar Yunanlı düşünürlerin eserlerini Arapçaya çevirirlerken filosofos kelimesini biraz değiştirerek feylesuf diye almışlar. Bu Türkçede feylesof ve sonra filozof olmuş.

Yazının devamını oku »