Doğruluk ve Mutluluk

CengizCebi tarafından

Basit bir düşünce deneyi: Bir ülkeye gittiniz. Baktınız ki trafik ve yayalar -yollar ve kurallar böyle olmadığı halde- sağdan değil de soldan yürüyor. Merak bu ya, sordunuz, neden böyle sağdan değil de soldan gidiyorsunuz diye. Aldığınız ilk cevap “yanlışınız var, biz sağdan gidiyoruz” şeklinde. Herhalde yanlış anlaşıldım deyip tekrar soruyorsunuz ama hep benzer cevaplar alıyorsunuz. Üstelik tuhaf bakışlara ve bir süre sonra tepkilere maruz kalıyorsunuz. Bunu bir süre yaşadıktan sonra ya bu toplumdan ya da kendinizden şüphe duymanız gerekecek. Kendinizden şüphe duyup topluma uyarsanız bu kısa süreli şaşkınlığınız sona erecek ve mutlu olacaksınız. Toplumdan şüphe duyup sorgulamaya devam eder iseniz, kesinlikle mutsuz olacaksınız.

İnsanın doğru olan ile mutlu eden arasında çoğunlukla ikincisini tercih ettiğini biliyoruz. Bu naiv bir pragmatizm ile yapılıyor: “Mutlu eden zaten doğrudur da”. Öyle ya, bu kadar insanı mutlu eden şeyler nasıl yanlış olabilir ki? Bunu biraz daha temellendirmek için hatta doğallık ve içgüdüsellik argümanları da kullanılabilir. Ve bu yapıldıkça aslında “doğruluk” kavramının farklı olduğunu düşündüğümüz içeriği zamanla zayıflayıp yerini tamamen “işe yarayan” anlamına bırakır. Anlam bildiğiniz “yok olur”. Ve aslında “doğruluk mutluluktur” sözü yerine “cehalet mutluluktur” sözü doğrulanmış olur.

Reklamlar