Din/Ahlâk ve Töre

CengizCebi tarafından

Sözümona ‘dindar’ ve ‘muhafazakâr’ toplumlarda ahlak deyince akla ilk gelen şey -hiç lafı evirmeden söyleyeyim- belaltı olaylardır. Bu toplumlarda yetişen ve kendini özellikle yetiştirmeyen herhangi bir bireye ahlaksızlıktan söz ettiğinizde anlayacağı ilk şey -hiç kuşkunuz olmasın- cinsellikle ilgili ‘uygunsuz’ eylemlerdir. Çoğu insan bu anlayışın din/ahlak kaynaklı olduğunu sanır, ancak aslında düpedüz töre kaynaklıdır. Burada söz konusu uygunsuz eylemlerin dinen/ahlaken de yasak olmadığını söylemiyorum. Söylediğim şey insanların bu konudaki ‘hassasiyet’lerinin dinle/ahlakla uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığı, olayın tümüyle törel/kültürel olduğudur.

Bunu daha iyi anlamak için Arap toplumunda İslamiyetten önce var olan “kız çocukları öldürme” adetini düşünmek yardımcı olabilir. Bu adet, günümüz ‘namus’ anlayışının benzeri bir zihniyetten beslenmekteydi: Kız çocuğu demek onu başka bir erkeğe vermek demekti. Bu ise bir utanç konusuydu, ayıptı… Bugün böyle bir şey yok, çünkü meşru sayılan bir nikah var, evlilik var. Ancak evlilik dışı bir şeyler olduğunda, konu yine aynı yere geliyor : Namus ve utanç. Yani insanların hassasiyeti dinin bir emrine uyulmamasından ve bir günaha girilmesinden değil, toplum tarafından ayıplanma endişesinden kaynaklanıyor.

Bunu görmek aslında hiç de zor değil. Bir zamanlar daha fazla yadırgandığı için çekinilmekte olan bir çok davranış, bugün daha az yadırgandığı için daha rahat ve serbestçe sergilenebiliyor. Ama elimizde daha sağlam bir kriter var: Dinen/ahlaken çok daha şiddetle yasaklanmış nice eylem gayet rahat bir şekilde işlendiği halde bunlar söz konusu cinsel içerikli ya da bunu çağrıştıran eylemler kadar tepki çekmiyor. Neden? Yanıt gayet açık: Çünkü bu hassasiyetin temelinde kesinlikle din ya da ahlak yatmıyor. Daha somut bir motiv olan “toplumsal baskı” yatıyor, töre yatıyor.

Bu neden önemli? Toplumumuzda ‘cinsel uygunsuzluklar’ın dedikodusuna dahi aşırı ölçüde ‘tepkili’ insanların dinin/ahlâkın en başta yasakladığı yalan, ikiyüzlülük, hak yeme, adam kayırma, iftira, arkadan konuşma vb. eylemlere bu türden bir tepki şöyle dursun, bunları aklamak/haklı kılmak için binbir türlü gerekçeler üretebildiğini görüyoruz. Burada ilk bakışta bir çelişki var gibi görünüyor. Hayır aslında hiçbir çelişki yok. İlkinin töreye ters olduğu halde ikincilerin töreyle gayet uyumlu olduğunu anlarsanız, her şeyin ‘yolunda’ olduğunu da anlamış olursunuz.

Reklamlar