Bencillik ve Tapınma

CengizCebi tarafından

tumblr_nc0jbluuuW1scax69o1_1280

İnsanoğlunun “önce can, sonra canan” sözünde özetlendiği şekliyle “önce ben” ya da “önce yakınlarım” demesi çok da yadırgadığımız bir şey değil. Ya da kişinin kimi başarılarından dolayı bir özgüven içinde olması, normal karşıladığımız bir durum. Ancak kimi öyle insanlarla karşılaşırsınız ki, onlar kendilerini öncelemekle ya da kendilerine güvenmekle kalmaz, kendilerine taparlar da. Ve üstelik bu tapınma, çevrelerinin de onlara imrenmesini, hayran olmasını vb. isteyen bir tapınmadır. Psikoloji literatüründe “narsistik kişilik bozukluğu” olarak adlandırılmış olan bu hastalık, ne yazık ki hastalık olduğu pek de fark edilmeyen bir hastalıktır. Başlıca belirtilerini alıntı olarak buraya alıyorum:

“Narsistik kişilerin genel özellikleri mükemmel olmak istemek, sürekli ilgi odağı olmak istemek, sürekli onay beklentisi, sürekli olarak sınırsız ve kusursuz güzellik, zeka, güç, ideal aşk üzerine kafa yorma, başkalarının daha değerli olmasını istememekten doğan kıskançlık ve haset, kendinin değerli olduğu düşüncesine zarar veren eleştiriye ve yargılanmaya karşı aşırı hassasiyet ve kırılganlıktır.

Narsistik kişiler kendi değerlerini fazlasıyla abartılar. Sürekli kendi becerilerinden ve başarılarından bahsedip, kendilerinin mükemmel olduğunu başkalarına kanıtlama peşindedirler. Kendilerinin başkalarından üstün olduğuna inanırlar ve ancak bu düşünceyle mutlu ve huzurlu olabilirler. Fakat kendilerine yönelik olan bu üstünlük ve büyüklük duygusu özgüvenle alakalı değildir, sürekli dışarıdan onay görme beklentisi ile alakalıdır.

Kişiler kendilerinin olumsuz yönlerini ya inkâr ederler ya da mantıklı açıklamalar getirirler. Başarmak istedikleri bir şeyin üstesinden gelemediklerinde ise büyük bir ikilem yaşamaya başlarlar kendilerini sahtekâr, boş ve umutsuz hissederler.
Bu kişiler duygusal olarak uç noktalarda yaşamaktadırlar yani ya kendilerini mükemmel ve üstün olarak görürler ya da utanç duygusu ile kahrolurlar. Başka insanların onayını, övgüsünü aldıklarında kendilerini harika hissederler, gururlu, mağrur olurlar, başkasının onayını alamadıklarında ise kendilerini çirkin, diğer insanlardan aşağı hissedeler ve diğer insanlara karşı kıskançlık ve haset beslerler, özgüvenleri yerle bir olur.

Narsistik kişiler kendi kriterlerine göre değerli birini gözünde aşırı büyütebilir ve yüceltebilirler. Bu kişiyi örnek alır, davranışlarında, konuşmasında, ilgi alanlarında, giyiminde hayatın her alanında bu kişinin izinden gidebilir ve taklit edebilirler. Bu kişiyi örnek almadaki amaç o kişiden bir şeyler öğrenmek değil, kendi değerini, kendine yönelik beğeniyi arttırmaktır. Bu kişilerde kriterlerine uymayan bir şey gördüğünde ya da bu kişiden beklediği onayı alamayınca ise kişiyi gözünde yerin dibine sokma çabasına girer, kişiyi kendi içinde küçültür.

Narsistik kişiler başkalarının kendilerini nasıl algıladığına çok önem verirler. Bu nedenle zayıflıklarını açığa vurmaktan çekinirler. İçten içe beğenmedikleri özelliklerinden dolayı kendilerini olmadıkları gibi gösteremeye çabalar. Kendilerini yüceltmek için üstün saydıkları, yüksek statülü kişilerle vakit geçirmeye çalışırlar.

Narsistik kişiler bulundukları anda mutlu olamazlar, bu nedenle sürekli gelecek planları yaparlar ve bu planların bir türlü sonu gelmez.

Narsistik kişilik bozukluğu kişinin çevresindeki kişilere zarar vermekle birlikte en çok kişinin kendisine zarar vermektedir. Narsistik kişi mükemmel olma, üstün olma kusursuz olma, özel olma düşüncesiyle kendini yıpratmaktadır ve yaşamını sağlıklı bir şekilde idame ettirebilmesi için gerekli psikolojik desteği alması şarttır.”

Bizzat böyle bir hastanın mağduru olmuş bir kişi olarak burada yazılmış olanları gayet iyi anlıyorum. Gerçekten vahşi ve saldırgan hayvanlar kadar bencil, duygusuz ve acımasızlar. Üstelik bu özelliklerinden son derece mutlular. Ciddi ölçüde zarar verebilirler, dikkatli olmak gerek.

Reklamlar