Hayatı Anlamak mı? O da nedir?

CengizCebi tarafından

Müdakkik olmanın alâmetlerinden biri, çok geniş ve dolayısıyla belirsiz bir anlam çağrışımı olan “soyut” sözler yerine, daha belirgin ve somut kavramlarla konuşmaktır. Öyleyse müdakkik olmaya çalışabiliriz, çünkü bu iyi bir şey gibi duruyor.

Çokça duyduğumuz sözlerden biridir: Hayatı anlamak. Bunu duyduğumuz kişilerden somut bir açıklama istediğimizde ise muhtemelen tuhaf tepkiler alırız. Sanki son derece açık bir söz olmasına karşın anlamazlıktan geliyormuşuz gibi. Aslında durum hiç de böyle değildir. Bu ve benzeri cümleleri kullananlar “büyük bir söz” söylediklerini düşünmek dışında pek de bir şey düşünmezler. Pek çok konuda ‘büyük’ konuşmanın, anlamlı ve anlaşılır konuşmaktan daha makbul karşılandığı bir sosyal çevrede isek, belki de susmak daha selametli bir yoldur. Ama hiç olmazsa buralarda -‘kendi aramızda’- tedkik ve tahlil yapma imkânımız var.

Şu “fiil”e bakalım: Hayatı anlamak. Nesnesinden önce yüklemi incelemek daha makul görünüyor: Anlamak nedir? Bir olguya, nesneye, kişiye, duruma ya da kelimelere anlam vermektir. Peki bu, bizde zaten var olan bir anlam mıdır, verdiğimize göre. Yoksa o “nesne”den edindiğimiz bir anlam mıdır? Şayet birincisi ise, kendimizde zaten var olan bir şeyi mi keşfediyoruz? Hayır ikincisi ise, nesne nasıl oluyor da bizde anlam üretiyor ve üstelik niye anlam almak yerine anlam vermek diyoruz? Bunlar kısacık bir yazıda basitçe cevaplanabilecek sorular değil. Ancak “anlama”yı anlamanın sanıldığı kadar kolay olmadığını göstermek için yeterli.

Ardından yüklemin nesnesine bakalım: Hayat. Ne olduğu konusunda insanlık tarihi boyunca çok şeyler söylenmiş, yazılmış, tartışılmış… Hiç de öyle, “ne var bunda, herkesin bildiği bir şey” filan değil. Bitki, hayvan ve insanların sahip olduğu en temel özellik gibi genellemeler yapabiliriz. Ancak bu da bize hayata ilişkin bir sınıflama vermekten ötesini sunmaz. Yine de biraz daha ileri gidebilir, ve hayatı bizzat “yaşadıklarımız” üzerinden tanımlamaya çalışabiliriz. İşte bu noktada artık daha spesifik/belirgin kavramlar kullanmaya başlıyoruz demektir. Duyumsama, algılama, düşünme vb… Ancak bunların da apaçık kavramlar oldukları sanılmamalı. Sadece “Hayat” kavramına göre biraz daha açıktırlar. Ve anlama maceramıza böylece bunların üzerinden devam edebiliriz…

Reklamlar