Düşünen Hayvan?

CengizCebi tarafından

chimpthink

Antik Yunan’dan bu yana yapılagelen bir insan tanımı var: Düşünen hayvan. Çoğu kez Aristoteles’e atfedilse de sözün (λογικὸν ζῷον) asıl sahibi Stoacı filozoflardan Chryssipus. İlk bakışta vurgu “düşünen”e değil de “hayvan”a verildiğinde bu söz insan için küçültücü bir tanım olarak algılanabilir. Hele “hayvan” sözcüğünün yaygın bir hakaret olarak kullanıldığı toplumlarda bu algı çok daha yaygındır. Oysa aslında burada vurgu “düşünen”dedir. Yani düşüncesi/aklı olmayan bir insanın, biyolojik bakımdan hayvandan kategorik bir farkının olmadığını söyler. Nitekim biyolojide hücre iki türe ayrılmıştır: Bitki hücresi ve hayvan hücresi. İnsan hücresi hayvan hücresinin bir alt sınıfında yer alır.

Bununla birlikte insanı sadece biyolojik olarak değil, bütün olarak “bir tür hayvan” sayan doğacı bakışın da akademide oldukça yaygın olduğunu görmek gerekir. İnsanın “bambaşka” bir varlık olduğunu görmeyen ya da kabul etmeyen bu bakış indirgemeci ve sığ bir bakıştır. Çünkü “düşünen hayvan” tanımındaki “düşünme” insanın özünü meydana getirir. Düşünce ile beden bir şekilde ilişki içinde olsa dahi düşünceyi bedene eklenmiş bir şey saymak en fazla felsefî bir görüş olabilir. Öte yandan düşünceyi bedene önceleyen, bedenin anlamını dahi düşünceye dayandıran çok daha güçlü bir felsefe vardır.

O halde sorun “düşünen hayvan” tanımının kendisinde değil, vurguyu nereye koyduğumuzda, onu nasıl yorumladığımızdadır. Ve bu tartışma sonunda bizi oldukça ciddî bir felsefî tartışmanın içine çekebilir. İlgilenirsek eğer..

Reklamlar