düşünce

Akla gelenler…

Okunmalıdır: Ferisîlik ve Ferisî Dindarlığı, Mustafa Öztürk

pharisees

Ferisîlik, ikinci mabed döneminde (M.Ö. 515-M.S. 70) Yahudi toplumunun daha ziyade orta sınıfınca benimsenen ve Hz. İsa zamanında Yahudi ortodoksisini temsil eden bir mezheptir. Ortodoksi dinî gelenekte hâkim anlayışı ve/veya merkezî yorumu ifade eden bir terimdir. Ferisîlik dinî alanda kabadayılıkla nam salan bir mezhep olarak bilinir. Ferisîlerin ayırt edici özelliklerinden biri, “kaba softa ham yobaz” tipolojisi sergilemektir. Haşmoniler döneminden itibaren siyasal otorite üzerinde de her zaman etkili olan Ferîsîlîk genellikle din ulemasından oluşan bir grup tarafından temsil edilir. Ferisîlikte yazılı Tora’nın yanında şifahî Tora da (Mişna ve Talmudlar) vahiy mahsulü sayılır. Bu gelenekçi anlayış ve inanışa göre şifahî Tora Hz. Musa’dan itibaren diğer peygamberler vasıtasıyla Sanhedrin (Büyük Meclis) üyelerine ulaşmıştır.

Yazının devamını oku »

Namussuz

Çevremizin gözünde kötü algılanmayı sevmeyiz. En nefret ettiğimiz şeylerden biridir bu. Bunların içinde hele namusla ilgili ithamlar, kişiyi ölüme götürecek derecede psikolojik bir tahribat yapabilir. İşte bunun farkına varmış olan namussuzlar, meşru yollardan alt edemedikleri muhalif insanları ellerine bir fırsat geçtiğinde bu alçak silah ile vurmaktan asla geri durmazlar. Kendilerine yakışan budur. Ve ne yazık ki içinde yaşadığımız toplumun önemli bir kesimi, bu gerçek namussuzluğu meşru görüyor. Çok daha tiksindirici oldukları halde bu insanlardan örneğin bir fahişeden duyduğu tiksintiyi duymuyor, aksine yeri geldiğinde bunlara sempati bile duyabiliyor. Bunu; “maksada giden her yol meşrudur” ilkesinin neredeyse tüm toplum tarafından gizliden gizliye benimsenmiş olmasına, bizim o insanlık ahlakı dediğimiz şeyin neredeyse yok olmuş olmasına bağlayabiliriz. Bu maksadın ne olduğunun önemi yoktur. Kimi zaman şahsî, kimi zaman siyasî/millî ve hatta kimi zaman dinî ve ahlakîdir. Özellikle şu son maksad ilk bakışta kafa karıştırıcı görünebilir. Ahlak ve din için namussuzluk mu? Nasıl yani?

Yazının devamını oku »

Cahilin Cesareti

Cahilin Cesareti

Sleeper Cell adlı dizinin bir bölümündeki bir sahne aklımda kalmış. Polisler hücreyi basıp örgütün elebaşlarını yakalıyorlar. Ancak bir tanesinin o sırada polise sarf ettiği söz ilginç: “Siz bizi mağlup edemezsiniz. Çünkü siz bir şey yaparken “Acaba doğru mu yapıyorum?” diye düşünürsünüz. Biz böyle şeyler düşünmeyiz, doğrudan yaparız.”

Bu konu, sahiplerine Nobel ödülü kazandırmış bir teorinin de konusu. Psikolog Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerini sağlamış olan teorileri özetle, “Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” der. Teori “Yetkin olmayan insanlar, vardıkları yanlış sonuçlar ve talihsiz seçimlerin yanlışlığını anlayabilecek kapasiteye sahip değillerdir” diye de özetlenebilir.

Yazının devamını oku »

“Tarafsız Bakalım”

Tarafsız Bakalım

Bazı ifadeler vardır ki, kendiliğinden iyi bir şey olarak algılanırlar. İçeriği hakkında fazla birşey söylenemese bile onlar bir şekilde “iyi”dirler. Konuşmanızın ya da tartışmanızın başına bunlarla başlamanızın iyi bir şey olduğunu düşünürsünüz. Onlardan biri de bu “konuya tarafsız bakalım” ifadesidir. Böyle deyince kendinize sağlam bir konum verdiğiniz hissine kapılırsınız. Konuya at gözlüğüyle değil, adeta 360 dereceli panoramik bir kamera objektifiyle bakacağınızı telkin etmiş olursunuz. Oysa bu, koskoca bir palavradır.

“Tarafsızlık” iddiası at gözlüğünüzün açısının geniş olduğunu söylemek dışında hiçbir şey söyleyemez. Bu açı bilgi ve düşünce çapınız genişledikçe genişler, lakin hiçbir vakit yok olmaz. Daima bir bakış açınız vardır ve daima bakış açıları sizden daha geniş insanlar vardır.

Geri buraya taşındım. :)

Dusunce.org’un host işini bir türlü yoluna koyamadım. İyisi mi ben buradan devam edeyim şimdilik.

Taşındım

Nihayet müstakil bir adrese taşındım : Dusunce.org

Aklıma gelenler artık burada olacak. 🙂

“Para Var, Huzur Var”

para-dhmswf8k

“Para yok, huzur yok” desek doğru ama başlıkta yazılı olan doğru değil. O yüzden hop diye “Parasız bişey oluyo mu?” diyenler mantık hatası yaparlar. Tabiki parasız bir şey olmaz. Olursa da onun adı hırsızlık filan olur. Ama bu “parayla huzur olur” demenin yanından bile geçmez. Tıpkı “benzin var, seyahat var” demek kadar absürd olur. Benzinsiz (ya da yakıtsız) seyahat edemezsiniz. Ama tonlarca benzininiz olup arabanız (ya da daha biçok başka şeyiniz) yoksa seyahat meyahat olmaz. Bu basit mantık yanlışı pek çok başka konuda o kadar çok yapılıyor ki, bir mantık dersi hocası olarak bunu dile getirmem gerekiyordu, getirdim.